Bu Maddeye Atıf Yap

Nurettin Bay. (2025). Osmanlı'nın Son Dönemleri. Darül Mülk Konya Ansiklopedisi. Erişim Adresi: https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/osmanli-nin-son-donemleri
@article{dmk_31, author = {Nurettin Bay}, title = {Osmanlı'nın Son Dönemleri}, journal = {Darül Mülk Konya Ansiklopedisi}, year = {2025}, url = {https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/osmanli-nin-son-donemleri} }
Osmanlı'nın Son Dönemleri

Daru'l Mülk Konya

Osmanlı'nın Son Dönemleri

2.2.3- Konya’da Yeni ve Yakın Çağ (1467-1923)

İtalyanların İşgali Konya,  Mondros mütarekesinden sonra Ocak 1919’da İtalyanlar tarafından işgal edilmiştir. İşgalciler Konya Lisesi’ni karargâh, İstasyondaki binaları ise askerî kışla olarak kullanmışlardır. Ortakları İngiliz ve Fransızlara duyduk...

İtalyanların İşgali

 

Konya,  Mondros mütarekesinden sonra Ocak 1919’da İtalyanlar tarafından işgal edilmiştir. İşgalciler Konya Lisesi’ni karargâh, İstasyondaki binaları ise askerî kışla olarak kullanmışlardır. Ortakları İngiliz ve Fransızlara duydukları güvensizlik, savaşacak güçlerinin kalmaması ve diğer bazı sebeplerden dolayı işgalde silah kullanmayan ve kışkırtıcı eylemlerden uzak duran İtalyanlar,  aldıkları Anadolu’dan çekilme kararıyla birlikte Konya’yı 15 Mart 1920’de terk etmişlerdir. 

 

Bozkır Ayaklanması

 

İstiklâl Savaşı sürecinde Konya’da üç menfi gelişme yaşanmıştır. İşgalci kuvvetlerin kışkırtması ile harekete geçen bazı muhalif gruplar, adına ‘Bozkır Ayaklanmaları’ denilen (1919)  iki nümayiş ile ‘Delibaş İsyanı’ olarak bilinen (1920)  bir kalkışma gerçekleştirmişlerdir. Ayaklanmalarda İngiliz Muhipler Cemiyeti ve Damat Ferit’e bağlılığıyla bilinen dönemin Konya valisi Cemal Bey’in etkisi büyük olmuştur. Konya’daki sıkıntılı durumun görülmesi üzerine Heyet-i Temsiliye, Albay Refet Bey’i (Bele) valinin tehlikeli faaliyetlerine son vermesi için görevlendirmiştir. Kuvayı Milliye güçleri tarafında bastırılan bu kalkışmalar Konya halkının geneli tarafından tasvip edilmemiştir. Konya,  mücadelede tavrını ‘Kuvayı Milliye’den yana koymuştur. Konya’nın bu tutumu karşısında Vali Cemal Bey, 27/28 Eylül 1919 gecesi İstanbul’a gitmek üzere Konya’yı terk etmek zorunda kalmıştır.[85]


Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde bazı Anadolu kentleriyle birlikte Konya’ya da göçler başlamıştır. Balkan Savaşları ve Osmanlı Rus savaşından sonra Kafkasya ve Balkanlardan Konya’ya göçler olmuştur. Bu göçler içerisinde Lübnan’dan gelen Hıristiyan Marunilerin özel bir yeri bulunmaktadır. 

 

Kerpiç Evler


Geleneksel Konya evlerinin inşasında temellerinde taş, duvarlarında kerpiç (toprak) kullanılmıştır. Tek katlı veya en fazla iki katlı olan bu evlerin dam örtülerinde ise ağaç tercih edilmiştir.  Üstü toprakla kaplı bu evlerde çatı bulunmamaktaydı. Arnavut kaldırımlı sokaklar ise topraktı. Şehirde kiremit ve çinko kaplı damlara XX. yüzyılın başlarında rastlanmaktadır. Bu geleneksel yapının yine aynı yüzyılın başlarında dışarıdan gele yabancılar eliyle (Hıristiyan Maruniler) değiştiği (taş kullanılmakta ve ev planları değişmekte) gözlemlenmektedir. Şehirde mimari doku 1938’den sonra yavaş yavaş apartmanlaşmaya doğru evirilmiştir. Şehrin ilk çok katlı apartmanı 1938 yılında yapılan Hayat Apartmanı’dır. Mevlâna Caddesi üzerindeki bu apartman hâlâ ayaktadır ve kullanılmaktadır. 


Marunîlerden kırk hanelik bir grup aileleriyle birlikte 1861’de Konya’ya göç etmiştir.  Kısa zamanda Konya’ya uyum sağlayan Marunîler, sarraflık, bankerlik, inşaat ve otel hizmetleri alanında ticari faaliyette bulunmuş,  Müslüman ahalinin pek uğraşmadığı bu alanlarda elde ettikleri gelirlerle zenginleşmişlerdir.  Bir kısmı gelirken de varlıklı olan Marunilerden avukat Arapoğlu Kosti, Yağmur Ünkianos, tüccarlardan Yusuf Şar,  sarraf ve bankerlerden İlyas Çaha Konya ekonomisinde aktif rol oynamışlardır. Marunîler, mimari açıdan Konya’da konak, mağaza gibi modern binaların yapılmasına öncülük etmişlerdir.  Atatürk Evi Müzesi, Mimarlar Odası binası, Arapoğlu Kosti Konağı, Yusuf Şar Binası (eski belediye binası) Marunilerin yaptığı binalardan bazılarıdır.  Marunîler, I. Dünya Savaşı sürecinde düşmanla işbirliği yapmak ve Konya ekonomisine zarar vermekten dolayı Suriye’ye nakledilmişlerdir. 

Osmanlı Eserleri

Osmanlılar da tıpkı Selçuklular gibi şehri büyük eserlerle donatmışlardır. Sultan Selim Camii, Yusufağa Kitaplığı, Piri Mehmet Paşa Camii, Şerafettin Camii, Kapu Camii, Hacı Fettah Camii, Nakiboğlu Camii, Aziziye Camii, Şeyh Halili Türbesi ile Mevlâna Külliyesi  (ve daha sayamayacağımız çok sayıda eser) dönemin mimarî eserlerinden bazılarıdır.

Sayfa /

Kaynakça