Bu Maddeye Atıf Yap
Daru'l Mülk Konya
Konya'da Osmanlı Dönemi
2.2.3- Konya’da Yeni ve Yakın Çağ (1467-1923)
Konya’da Yeni ve Yakın Çağ
Tarihsel konjonktür, Konya için iki çağın birlikte ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Yeni Çağ ile birlikte Konya, dünyaya hükmeden Türklerin kurduğu yeni devletin eyaletlerinden birinin başkenti olmuştur. Osmanlı coğrafyasının ortalarında yer aldığından tarih sahnesinde daha geri plana düşmüştür. Ancak konumu ve tarihî misyonu ile Konya yine de adından bahsedilen bir il olmayı sürdürmüştür.
Konya’da Osmanlı Dönemi
Osmanlılar, XV. yüzyılın son çeyreğinde o dönem Anadolu’nun en güçlü beyliği olarak kabul edilen Karamonoğlu Beyliğini ortadan kaldırarak büyük bir rakiplerini saf dışı bıraktılar (1467-1487).
Karamanoğlu Beyliği Osmanlıyı en fazla uğraştıran beylik olmuştur. Türkiye Selçukluları ve Karamanoğlu Beyliği döneminde Anadolu’nun ilim, kültür, sanat merkezi olan Konya gelişmiş, büyümüş ve Türk coğrafyasının en büyük illerinden biri hâline gelmişti. Konya sadece Türk ve İslam dünyasının değil tüm dünyanın önemli bir merkezi konumundaydı. Cihan devletine uzanan yola döşenecek taşlar burada imal edilmiştir. İlim, kültür ve sanattaki gelişmelerle yeni bir medeniyetin temeli burada atılmıştır. Ancak XIV. ve XV. yüzyılda Konya, önce Moğol istilaları sonrasında ise devam eden beylik mücadelelerinde yıpranmış, irtifa kaybetmiştir. Osmanlı’nın Avrupa fetihleri batı illerinin önemini artırmış, Bursa, Edirne ve İstanbul yeni cazibe merkezleri olmuşlardır.
Osmanlıların yeni bir Karamanoğlu oluşumunu engellemek amacıyla Konya’yı bilinçli bir şekilde küçülttüğü veya büyümesini engellediği şeklinde değerlendirmeler de yapılmaktadır.

Beylerbeyliği Kuruluşu
Konya, Osmanlı döneminde sur içinde yaşamın devam ettiği, orta büyüklükte bir şehir olarak varlığını sürdürmüştür. Osmanlılar her şeye rağmen Konya’nın öneminin farkındaydı. Bu nedenle Karamanoğlu Beyliği topraklarını içeren bölgede Konya merkezli bir eyalet (beylerbeyliği) kurdular. Konya’nın merkez olduğu Beylerbeyliğine ilk dönemde Karaman, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Seydişehir, Akşehir, Beyşehir, Bozkır, Ereğli, Koçhisar ve Ilgın bağlandı. İdari taksimatta zaman içerisinde bazı değişiklikler olduysa da Konya, geniş bir coğrafyanın cazibe merkezi olma özelliğini sürdürdü. Karamanoğullarına izafeten ‘Karaman Beylerbeyliği’ adı verilen bu idari merkeze ilerleyen dönemlerde Bozok (Yozgat), Kayseri, Kırşehir, İçil (Mersin) ve Maraş da eklendi. Karaman Beylerbeyliği Osmanlı Devleti’nde kurulan dördüncü Beylerbeyliği (eyalet) olmuştur. Eyaletin sınırları zaman içerisinde değişikliklere uğramıştır.
II.Bayezid dönemindeki tapu-tahrir defterlerinde (1500-1501) Konya’nın mahalle sayısı 40, Yavuz Sultan Selim döneminde (1518) 90, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1539) 100 olarak geçmektedir. Yüzyılın sonlarına gelindiğinde III.Murat dönemi (1574-95) tapu-tahrir defterlerinde mahalle sayısının 119-123 arası olduğu görülmektedir. Eldeki bilgilerden yola çıkarak bu dönemdeki Konya şehir merkezi nüfusu 15 bin civarında tahmin edilmektedir. İlin (merkez) nüfusu sonraki asırda (1600’lerde) 20 binli rakamlara yükselmiştir.[70]
Konya Osmanlı döneminde de önemli bir kavşak noktası olmuştur. İstanbul’u (Batıyı) Suriye ve Kudüs üzerinden Hicaz bölgesine bağlayan yol ile doğuyu (İran ve Orta Asya) Ege’ye bağlayan yol Konya’dan geçmekteydi. Konya aynı zamanda Orta ve Batı Anadolu’dan Akdeniz’e ulaşan ticaret yolunun da önemli bir durağı idi. Batıdan gelen hacı adayları Konya’ya mutlaka uğrar Mevlâna (türbe) başta olmak üzere şehrin mana büyüklerini ziyaret ederlerdi. Birçok padişah, güneye ve doğuya yaptığı seferde Konya’ya uğramış ve bir süre burada kalmıştır. Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman doğu seferlerinde Konya’dan geçmişler, Sultan IV. Murat da Revan (1635) ve Bağdat (1638) seferlerine giderken ordusu ile Konya’ya uğramıştır.
Şehzadeler Şehri
Konya aynı zamanda şehzadeler şehri olmuştur. Padişahların çocukları şehzade olarak Konya’da Beylerbeyliği yapmışlardır. Yıldırım Bayezid’in oğlu Mustafa, Fatih Sultan Mehmed’in büyük oğlu ve veliahdı Şehzade Mustafa, küçük oğlu Şehzade Cem, II.Bayezid’in büyük oğlu ve veliahdı Şehzade Abdullah ile Şehzade Şehinşah ve oğlu şehzade Mehmet Şah, Kanuni Sultan Süleyman’ın büyük oğlu ve veliahdı Mustafa ve bir diğer oğlu Selim (Sarı) bunlardan bazılarıdır.[71] Kanuni’nin şehzadelerinden II.Selim ise şehzadeliğinin ardından tahta geçerek Padişah olmuştur. Sarı Selim olarak da bilinen Sultan II.Selim Konya’da çok sayıda eser inşa etmiştir. Konya, padişah oğullarının atandığı birinci derecede, Akşehir ile Beyşehir (ya da Niğde) ise padişahların oğullarından olan erkek torunlarının atandığı ikinci derecede şehzade sancağı olmuştur. Babaları Konya’ya atanan şehzadelerin bazı çocukları, Konya’ya bağlı sancaklarda görev almışlardır.
Şehzade Mustafa'nın Ölümü
Konya Osmanlı tarihinin en acı hatıralarından birine 6 Ekim 1553’te ev sahipliği yapmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın veliahdı olarak görülen kudretli şehzadelerden, Şehzade Mustafa’nın boğdurulma hadisesi Konya’nın Ereğli ilçesi yakınlarında (Akhüyük Mahallesi) olmuştur. Padişahın, ordusu ile İran seferindeyken Ereğli’de konakladığı sırada vuku bulan bu olay Padişahın, ordusu ve sonrası ile birçok tartışmayı beraberinde getirmiştir.
Konya'da Yaşanan Taht Kavgası
Kanuni’nin Sultanlık iddia eden diğer iki şehzadesinin kaderi de Konya’da şekillenmiştir. Şehzade Selim ile Şehzade Bayezid taht kavgası nedeni ile 30 Mayıs 1558 tarihinde Konya’da savaşmış, bu savaşı Selim (II.Selim-Sarı Selim) kazanmıştır. Böylece babası Kanuni’nin de desteğini alan Selim’in tahta çıkmasının önündeki son engel ortadan kalkmıştır. Şehzade Selim’in bu zaferinin bir de hazin sonu vardır. Savaşı kaybedince Safevilere sığınmak zorunda kalan Şehzade Bayezid, iki devlet arasında pazarlıklara neden olmuş ve nihayetinde çocukları ile birlikte boğdurulmuştur.[72]
Orduların Savaşı
Osmanlı Döneminde Konya’da yaşanan bir diğer önemli hadise ise Osmanlı Devleti’ne başkaldıran Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır Kuvvetleri ile Osmanlı ordusu arasında yapılan savaştır. Mısır ordusu, 13 Kasım 1832 tarihinde Ereğli’den çıkıp, 18 Kasım 1832 tarihinde hiçbir mukavemetle karşılaşmadan Konya’ya girdi. Osmanlı Ordusu’nun ise savaştan önceki toplanma merkezi Akşehir olarak belirlendi. Konya şehir merkezinin yanı başında yapılan bu savaşta Osmanlı Ordusunun karargâhı Dokuzun Han (Tekfurhan) mevkiinde kurulmuş, Mısır Ordusu ise arkasını Aslım Bataklığına alarak Osmanlı ordusunun doğusunda konumlanmıştır. Savaşın ağırlık noktasının günümüzde Karatay ilçesine bağlı olan ‘Araplar Mahallesi’ denilen yer olduğu ile ilgili görüşler bulunmaktadır. Bu savaşın kaderinde Konya doğasının savaşın yapıldığı mevsimde dikkate alınmayan bir ayrıntısı etkin rol oynamıştır. Sabah saat 07’de başlayan savaşta görüş mesafesini düşüren sis nedeni ile Osmanlıların aleyhine bir durum oluşmuştur. Osmanlının savaş alanındaki en önemli üstünlüğü olan toplar sis nedeni ile devre dışı kalmıştır. 21 Aralık 1832’de yapılan savaşta Osmanlı ordusunu yenen Mısır Kuvvetleri Kütahya önlerine kadar ilerlemişlerdir. Yapılan anlaşma sonrasında Kavalalı yeni imtiyazlar kazanmıştır. Mısır Kuvvetleri Konya’yı boşaltarak Gülek Boğazı’nın güneyine çekilmişlerdir. Bu savaş sırasında İbrahim Paşa komutasındaki ordu bir süre Konya’da konaklamıştır.[73]
Devamı....
Konya Osmanlı'nın Vilayeti Oldu
Kaynakça
-
[70]
Konya, Konya Ansiklopedisi, , Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları-209, Cilt 5, s.262
-
[71]
T.C.Konya Valiliği, Zamanı Aşan Şehir Konya, http://www.konya.gov.tr/konya-tarihi, 17.10.2019
-
[72]
GÜLTEN, Sadullah, Kanuni’nin maktul bir şehzadesi: Bayezid, ODÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü-Sosyal Bilimler Aratırmaları Dergisi, Cilt 3, Sayı 6, https://dergipark.org.tr , 6 Aralık 2012
-
[73]
KIŞ, Salih, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Anadolu Harekatı ve Konya Muharebesi- Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Sayı 23, s.145-158