Bu Maddeye Atıf Yap

Nurettin Bay. (2025). Konya'nın Fethi. Darül Mülk Konya Ansiklopedisi. Erişim Adresi: https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/ortacag-selcuklu-donemi-konya-nin-fethi
@article{dmk_21, author = {Nurettin Bay}, title = {Konya'nın Fethi}, journal = {Darül Mülk Konya Ansiklopedisi}, year = {2025}, url = {https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/ortacag-selcuklu-donemi-konya-nin-fethi} }
Konya'nın Fethi

Daru'l Mülk Konya

Konya'nın Fethi

Ortaçağ Selçuklu Dönemi (MS 1071-1308)

Konya’nın Selçuklular tarafından 1074–1077 arasında Kutalmışoğlu Süleymanşah tarafından fethedildiği kabul edilir; şehir merkezi ve Gevale Kalesi ele geçirilince Türkmen kitleler Süleymanşah etrafında toplandı. Bu başarıyla Selçuklular kısa sürede batıya ilerleyip İznik’i (yaklaşık 1075) merkez yaptı; Melikşah ve Abbasi Halifesi Süleymanşah’ı menşur ve unvanlarla ödüllendirdi. I. Haçlı Seferi’nde (1097) İznik kaybedilince Selçuklu ağırlık merkezi Konya’ya kaydı ve Konya’nın 1097’de başkent olduğu görüşü öne çıktı; bu statü 1308’e kadar sürdü. Haçlı seferleri Selçuklu ilerleyişini zayıflatırken, 1243 Kösedağ yenilgisi Moğol baskısını artırdı ve çöküşü hızlandırdı.

Konya’nın Selçukluların eline geçtiği tarih tam olarak bilinmemektedir. Ancak tarihçiler, dönemin gelişmelerinden hareketle konuyla ilgili bir tahminde bulunmaktadırlar. Süleymanşah’ın Güney Anadolu’dan ayrılıp Anadolu’nun içlerine doğru yürüyüşünü sürdürürken Konya’ya geldiği, bu şehri Mârtâvkûstâ’dan ve Takkeli dağın üstünde kurulmuş olan Gevale (Gevele/Kevele) kalesini de Romanus Mâkri’den  aldığı ile ilgili bilgiler bulunmaktadır.52 Eldeki kaynaklardan hareketle Konya’nın 1074-1077 arası bir tarihte feth edildiği görülmektedir. Süleyman Şah konya’da kısa süre kalıp sonrasında batı istikametli yolculuğuna devam etmiştir. Şehir bu tarihte (genel kanaat 1074-77)  Türkiye Selçuklularının eline geçse de bölgedeki Türk varlığının daha eski olduğu savunulmaktadır. Konya ve çevresinin yaylak-kışlak hayatına uygun iklim ve tabiat şartlarına sahip olması, XI. yüzyılın başından itibaren Anadolu’ya giren Türkmen aşiretini bölgeye çekmişti. Fetih hareketlerinde bu Türkmen varlığının etkili olduğu gözden kaçırılmamalıdır.53


Konya’nın fethinin Süleymanşah’ı Bizans içlerine fetihler yapma noktasında cesaretlendirdiği görülmektedir. Onun bu başarısıyla, Konya’da Anadolu (Türkiye) Selçuklu Devleti’nin, daha sonraları Konya Selçukluları olarak da anılacak olan bu devletin, devlet olma yolunda temelini atmış; bir bakıma sahip oldukları gücü fark ederek âdeta kendileri adına güven tazelemiş oldukları söylenebilir.54


Süleymanşah ve bağlı kuvvetler kısa süre içerisinde İznik’e kadar ulaşarak burayı başkent yapmışlardır.  İznik’e kadarki bölgenin fethi farklı kaynaklarda 1075-1080 arası olarak geçmektedir.55


Konya şehir merkezi ve Gevale Kalesi’nin ele geçirilmesi bölgedeki Türkmen kitlelerin Süleymanşah’ın etrafında toplanmasını sağlamıştır. Daha da güçlenen Türkiye Selçukluları kısa süre içerisinde Afyon, Kütahya ve Eskişehir hattına doğru harekete geçmişler ve İznik’i ele geçirmişlerdir. Döneme ait kaynaklardan biri olan El Azimi’de İznik’in fethi 1075 olarak geçmektedir.56


Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, Süleymanşah’ın batı cihetindeki bu başarılarını ‘egemenlik menşuru’ , Bağdat Halifesi ise  ‘Sultanlık’ unvanı ile ödüllendirmiştir. Süleymanşah’ın istiklal menşurunu nerede okuttuğu, egemenlik nevbetini nerede hangi tarihte çaldırttığı bilinmemektedir. İbrahim Hakkı Konyalı tarihî olayların seyrini dikkate alarak bu hadisenin 1076 yılında Konya’da gerçekleştiğini ifade etmektedir. Konyalı, tarihçilerin büyük kısmının bu konuda kendisi ile aynı fikirde olmadığını da iddiasının devamında bizatihi dile getirmektedir. Konya’nın Türkiye Selçuklularının ilk başkenti olduğunu savunan Konyalı,  “İznik bu hanedanın ikinci payitahtıdır.” demektedir.57 Tarihçilerin bir kısmı ise Türkiye Selçuklularının ilk başkentinin İznik olduğunu belirtmektedirler. Süleymanşah İznik’i aldıktan sonra İstanbul Boğazı’na gümrük daireleri kurup Boğazdan geçen gemilerden vergi almaya başlamıştır. Bu süreçte Süleymanşah ve sonrasında I.Kılıçraslan’ın Bizans’ın başkenti İstanbul’daki taht kavgalarını fırsata çevirerek konumlarını güçlendirdikleri bilinmektedir.

 
Eski Yunancada Anatolie, ‘doğu’ manasına gelmekteydi. Yunanlılar İonlar (batı Anadolu)  ve Bizanslılar (İstanbul ve doğusu) kendilerinin doğusunda yer aldığı için buraya Anatolie (Anadolu) demişlerdir. Anadolu’nun ilk defa Türkiye olarak adlandırılması Süleymanşah’ın Anadolu fetihleri döneminde olmuştur. Batı kaynaklarında bu tarihlerden sonra bölgeye Türkiye denildiğine rastlanmaktadır. Topkapı Sarayı Müzesi hazine kütüphanesinde 29360/2757 numarada kayıtlı ceylan derisi üzerine yapılmış eski bir Latince haritanın üstünde Türchia yazısı bulunmaktadır.58 Bu dönemde doğuda  (İslam toprakları) Anadolu için Rumeli tabiri kullanılırken batıda Anadolu’ya artık Türkiye denilmeye başlanmıştır. 


Önce Süleymanşah, ardından da oğlu I.Kılıçarslan döneminde Türkiye Selçukluları İstanbul boğazına kadarki Anadolu topraklarının büyük kısmını kontrol eder duruma gelmişlerdir. Bu başarı, Hıristiyan Avrupa topluluklarını birleştirmeye, topladıkları büyük ordularla Türklerin üzerine yürümelerine neden olmuştur. Hıristiyanlar lehine kesin bir zaferle sonuçlanmamışsa da adına Haçlı Seferleri denilen beynelmilel boyutlu bu mücadeleler Anadolu’nun yeni sahibi Türklere büyük zararlar vermiş, Selçukluların batı istikametinde devam eden yürüyüşlerini sekteye uğratmıştır. Türkiye Selçuklularının ilk yıllarında İstanbul Boğazı’nın doğusunun Türklerin eline geçtiği düşünüldüğünde Haçlı Savaşlarından sonra Türklerin yeniden toparlanıp bu bölgeye sahip olmaları 2 asrı aşkın bir mücadele gerektirmiştir. Türkiye Selçuklularının 1075’te fethedip başkent yaptıkları İznik, I.Haçlı Seferi’nde (1097) kaybedildiğinden ancak 234 yıl sonra 1331’de Osmanlılar tarafından alınabilmiştir.


Haçlılar 1097 yılında İznik’i kuşattıklarında I.Kılıçarslan, ordusu ile Malatya seferine çıkmıştı. Haçlı Ordusu’nun İznik’i kuşattığı haberini alması üzerine  geri dönüp başkenti kurtarmaya çalışmışsa da muvaffak olamamıştır. I.Kılıçarslan,  şehrin içindekileri serbest bırakmaları karşılığında İznik’i Haçlılara bırakarak Konya’ya çekilmiştir.  I.Haçlı Seferi bir açıdan Konya için de milat olmuştur. İznik’ın elden çıkması Konya’yı başkentliğe taşıyacak yolu açmıştır. Konya’nın başkent olma tarihi hususu çok net değildir. Konunun uzmanlarının katıldığı 7 Şubat 2020 tarihli ‘Türkiye Selçuklu Devleti Başşehri Konya Çalıştayı’nda tarihçiler eldeki veriler, konjonktür ve tarihsel gelişmeler ışığında Konya’nın başkent oluş tarihi ile ilgili olarak 1097 yılı üzerinde uzlaşmışlardır. Dönemin koşulları, devlet geleneği, genel usuller ve tarihi gelişmelerin kronolojisi dikkate alınarak Konya’nın başkentlik tarihi Haziran ayının son cuması olarak kabul edilmiştir. (Sultanlık İlanı Halifeden alınan berat üzerine Cuma günleri ilan edildiğinden)  Bu tarih baz alınarak 2020’den başlamak üzere Haziran ayının son Cuma gününün Konya’nın başkentlik yıldönümü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. 1097 yılında Selçuklu başkenti olan Konya bu unvanını kesintisiz 211 yıl sürdürmüştür. Tarihçiler Türkiye Selçuklu Devleti’nin yıkılış tarihini 1308 olarak kabul etmektedirler.


Süleymanşah, I.Kılıçarslan ve Şehinşah (Melikşah) dönemi Türkiye Selçuklu Devleti’nin kuruluş (1075-1116), I.Rükneddin Mesut (1116-1156) ve oğlu II.Kılıçarslan (1056-1092) dönemi  yükseliş dönemi,  I.Gıyaseddin Keyhüsrev, II.Süleyman Şah, III.Kılıçarslan, I.İzzeddin Keykavus ile I.Alâeddin Keykubad  (1092-1237) dönemi zirve  dönemi (olgunluk) sonraki süreç  ise çöküş dönemi olarak kabul edilmektedir. Çöküş dönemi, Alâeddin Keykubat’ın zehirlenme sonucu hayatını kaybetmesi ile son Sultan II.Mesud’un ölümüne kadarki süreci kapsamaktadır. (1237-1308) II.Gıyaseddin’in Moğollara karşı 1243 yılında almış olduğu Kösedağı hezimeti çöküş sürecini hızlandırmıştır. Bu dönemde tahta çıkan Sultanlar Moğol baskısından ne kendilerini ne de devleti kurtarabilmişlerdir. 
Süleymanşah’la 1070’lerin ortalarında kurulan ve II.Gıyaseddin Mesut ile 1308’de yıkılan Türkiye Selçuklu Devleti’nde 17 Sultan hüküm sürmüştür.  Süleymanşah ve oğlu I.Kılıçarslan’ın Bizans topraklarındaki fetihlerle konumlarını güçlendirdikten sonra Büyük Selçuklu Tahtı hevesiyle (bilinçaltlarındaki tahtın kendi dedelerinin hakkı olduğu düşüncesi) doğuya yönelmeleri kendilerine pahalıyla mal olmuştur. Hem Süleymanşah hem de I.Kılıçarslan doğuya yaptıkları seferlerde hayatlarını kaybetmişlerdir

Sayfa /

Kaynakça

  • [52]

    TURAN, Osman, Anonim Selçukname , Yay. Haz.; F. Nafiz Uzluk, Ankara-1952, s.23

  • [53]

    Konya Kitabı XIX, Türkiye Selçukluları ve Konya, Siyasi Tarih. Konya Ticaret Odası Yayınları. Cilt 1, s.30-31

  • [54]

    ŞEKER, Mehmet,  Süleyman Şah (I), Rukne’d-Din Süleyman Şah b. Kutalmış, https://dergipark.org.tr

  • [55]

    HACIGÖKMEN, Mehmet Ali, Türkiye Selçukluları Zamanında Konya’nın Devlet Merkezi Oluşu, Türkiyat Araştırmaları Dergisi-231

  • [56]

    SEVİM, Ali, Selçuklu Dönemi, Azimi Tarihi-s.16.trc.s.21

  • [57]

    KONYALI, İbrahim Hakkı, Konya Tarihi,  Konya Büyükşehir Belediyesi Baskısı-Enes Kitap Sarayı, s.41

  • [58]

    KONYALI, İbrahim Hakkı, Konya Tarihi, Konya Büyükşehir Belediyesi Yayınları-Enes Kitap Sarayı, s.46