Celâleddin Karatay
Künye
- Ölüm 1246
Türkiye Selçuklularının son döneminin en önemli devlet adamlarındandır. Devletin dağılmasını önlemek için sarf ettiği çabaları takdir gören Celâleddin Karatay’ın ne zaman ve nerede doğduğu bilinmemektedir. Eldeki bilgi ve veriler onun XII.asrın sonlarına doğru doğduğunu göstermektedir. Etnik kökeni ile ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Gulâmhanede yetişmiş bir devşirme olduğu yönündeki görüşler ağırlık kazanmaktadır. Alâeddin Keykubat’ın saltanat döneminde yakınında olan, onun birikimlerinden istifade eden Celâleddin Karatay, Sultan’ın beklenmeyen ani ölümü (zehirlenme) üzerine devlette daha etkin bir konuma geldi. Hükümdarlığın en büyük oğlu 16 yaşındaki II.Gıyaseddin Keyhüsrev’e geçmesinde aktif rol oynadı. II.Gıyaseddin Keyhüsrev’in tecrübesizliğinden kaynaklı 1243 Kösedağ mağlubiyetinden sonra devlet üzerinde oluşan yoğun Moğol baskılarını akıllı denge politikaları ile bertaraf etti. II.Gıyaseddin Keyhüsrrev’in 1246 yılında ölümü üzerine büyük oğlu II. İzzeddin Keykâvus sultan ilan edildi. Yeni sultanın yaşı küçük olduğundan (11 yaş) dönemin ileri gelen devlet adamları tarafından ‘Sultan Naibi’ (sultanın vekili-temsilcisi) görevine getirildi. Fakat bir süre sonra kardeşler arasında uyumsuzluk ve çatışmalar çıktı. Celâleddin Karatay bu sıkıntılı süreci başarıyla yönetti, meydana gelen taht kavgalarını bulduğu ‘Eş Sultanlık’ formülü ile sonlandırdı. Bu dönemde devlet üç kardeş tarafından yönetildi. Bu formülün devletin çöküşünü geciktirdiği düşünülmektedir. Siyaset bilimcileri ve tarihçiler, Moğol müdahale ve baskılarının en yoğun olduğu bir dönemde devlete sahip çıkan, ülkede dirlik ve düzeni sağlamak için samimiyetle çalışan Karatay’ı; dindar, hayırsever, ahlaki meziyetleri yüksek ve iyi yetişmiş bir devlet adamı olarak nitelendirmektedir. Mevlâna’nın da saygı duyduğu bu büyük devlet adamı kendi döneminde ülkenin her tarafına mescitler, medreseler, kervansaraylar yaptırmıştır. Kayseri’nin Bünyan ilçesi yakınlarındaki Karatay Kervansarayı, Konya’daki Karatay Medresesi, Antalya’daki Dârussuleha onun yaptırdığı eserler arasındadır. Celâleddin Karatay 1254’te Kayseri’de vefat etti. Cenazesi Konya’ya getirilerek medresesinin bir bölümüne defnedildi. Vefatından sekiz asır sonra (1987) onun ismi şanına yakışır bir ilçeye verildi. Karatay ilçesi ismini bu büyük devlet adamından almaktadır. Ülkesine vezir, atabey ve sultan naibi olarak hizmet eden Celâleddin Karatay, ilme de büyük önem veren bir devlet adamıydı. Bundan dolayıdır ki, 2009 yılında kurulan Konya’nın ilk vakıf üniversitesine de onun adı (KTO Karatay Üniversitesi) verilmiştir.
