Eşrefoğullarının ilk yerleştikleri yer Gorgorum adındaki eski bir Roma yerleşimidir. Buraya yerleşerek zamanla güçlenmiş ve bölgede etkili olmaya başlamışlardır. İlerleyen süreçte Beyşehir ve civarlarında otorite kurmayı başaran Eşrefoğulları Selçuklu-Moğol güç dengeleri arasında varlık göstermeye çalışmışlardır. Türkiye Selçukluları 1243 yılında yapılan Kösedağ Muharebesinde Moğollara yenilince eski kudretlerini kaybetmişlerdir. Yenilgiden sonra bir türlü toparlanamayan Selçuklularda sonraki yıllarda taht kavgaları da başlamıştır. Türkiye Selçukluları Uçbeyi Eşrefoğlu Seyfeddin Süleyman bu çalkantılı dönemden istifade ederek bölgesindeki nüfuzunu artırmıştır. Süleyman Bey Moğollarla ve çevredeki güçlerle diplomatik ilişkiler kurarak etkinliğini artırmıştır. Selçukluların Moğol tahakkümünde bulunduğu bu dönemde Türkmenlerden ciddi destek görmüştür. III.Gıyaseddin Keyhüsrev’in vefatından sonra Saltanat Naibliğine getirilen Eşrefoğlu Süleyman II.Mesud’un Konya’da duruma hâkim olması üzerine kendi bölgesine (Gorgorum-Gurgurum/bugünkü Gökçimen) dönerek dengeleri gözetlemeye başlamıştır. Eşrefoğlu Süleyman 1288’de (muhtemel) başkenti Beyşehir’e taşımıştır. Beyşehir bu nedenle Süleymanşehir olarak da bilinegelmiştir. Dönemsel hadiselerden Eşrefoğlu Süleyman’ın 1299 veya 1300’de Türkiye Selçuklularından bağımsızlığını ilan ettiği anlaşılmaktadır. 1302’de vefat edince yaptırdığı ve bugün de kendi adıyla bilinen Eşrefoğlu Camii yanındaki türbesine defnedilmiştir. (İslam Ansiklopedisi/Eşreoğlu Beyliği) Onun döneminde beylik Beyşehir, Seydişehir, Doğanhisar, Şarkikaraağaç ve civarlarından oluşmaktaydı. Yerine oğlu Mübârizüddin Mehmed Bey geçmiştir. Mehmet Bey, Akşehir, Ilgın, Gelendost, Yalvaç, Sultandağı, Çay, İshaklı ve Bolvadin’de alarak beylik toprağını genişletmiştir. Mehmet Bey Mevlevi olması ile de bilinmektedir. Mevlâna Torunu Ulu Arif Çelebi’nin zaman zaman Beyşehir’e gelerek Mehmet bey ile görüşüğü bilinmektedir. Bu dönemde Mevlevilik Eşrefoğlu Beyliğinde yayın bir tarikat haline gelmiştir. Tarih kitapları Mehmet Bey ile Seyid Harun Veli ilişkisinden de bahsetmektedir. Bazı eserlerde Mehmet Bey’in b Seydişehir’e gelerek yerleşen ve burada bir külliye inşa etmeye başlayan Seyid Harun Veli’yi ziyaret ederek (veya bir vezirini göndererek) amacını öğrendiği ve külliyenin inşasına yardımcı olduğu geçmektedir. Mehmet Bey 1320 yılında vefat edince yerine oğlu II.Süleyman geçmiştir. Mehmet Bey’in İlhanlıların Anadolu Valisi Timurtaş tarafından öldürülmesi üzerine Eşrefoğulları bir daha toparlanamamışlardır. (NEÜ Kültür Yayınları-30/ Uluslararası Orta Anadolu ve Akdeniz Beylikleri Tarih, Kültürü ve Medeniyet Sempozyumu1/ Edöterler: Prof.Dr.Mehmet Şeker, Prof.Dr.Ahmet Taşğın, Yrd.Doç.Dr.Yakup Kaya) Ömrü oldukça kısa olan bu beylikte ömrü uzun eserler inşa edilmiştir. Dünya Mirası kabul edilen Eşrefoğlu Camisiyle birlikte beylik topraklarında günümüzde hâlâ ayakta olan çok sayıda eser mevcuttur. 40 yıl civarında bir ömrü olan Beylik topraklarında 220 kadar köy ve kasaba bulunduğu belirlenmiştir. 70 bin civarında bir askerî güce sahip olan Eşrefoğulları dengeleri değiştirebilecek bir potansiyel oluşturmuşlardır. Ancak dönemsel şartlar beyliğin uzun ömürlü olmasına fırsat vermemiştir.
Eşrefoğlu Beyliği
Özet: Eşrefoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılış sürecine girdiği II. Dönem Anadolu Beylikleri arasında yer alan, 1280 - 1326 yılları arasında bugünkü Konya ve çevresinde hüküm sürmüş bir Türk beyliğidir. Beyliğin merkezi Beyşehir olup, sınırları zamanla Seydişehir, Akşehir ve Bolvadin gibi bölgeleri de içine alacak şekilde genişlemiştir.