Bu Maddeye Atıf Yap

Nurettin Bay. (2026). Altınekin Tarih. Darül Mülk Konya Ansiklopedisi. Erişim Adresi: https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/altinekin-tarih
@article{dmk_115, author = {Nurettin Bay}, title = {Altınekin Tarih}, journal = {Darül Mülk Konya Ansiklopedisi}, year = {2026}, url = {https://kbb2.darulmulkkonya.com/ansiklopedi/altinekin-tarih} }
Altınekin Tarih

Daru'l Mülk Konya

Altınekin Tarih

Altınekin, 4.000-5.000 yıllık geçmişe sahip, önemli doğu-batı ve kuzey-güney yollarının kesiştiği stratejik bir yerleşimdir. Hititlerden Frig, Pers, Roma-Bizans, Selçuklu ve Karamanoğulları’na kadar farklı medeniyetlerin hâkimiyetinde kalmıştır. 1071 sonrası Türklerin eline geçen Altınekin, Selçuklu döneminde önemli bir merkez olmuş, Osmanlı döneminde ise önemini kısmen kaybetmiştir. 1963’te adı Altınekin olarak değiştirilmiş, 1987’de ilçe statüsü kazanmıştır.

Anadolu coğrafyasında, batı-doğu ve kuzey-güney istikametli yolların buluşma noktalarından biri olarak dikkat çeken Altınekin, tarihsel süreçte bölgenin stratejik merkezleri üzerinde kritik roller üstlenmiştir. İlçe; Hitit, Antik Çağ, Roma ve Selçuklu dönemlerinde bölgesel merkezleri buluşturan yol ağlarının üzerinde bulunması hasebi ile önem arz etmiştir. 
Tarihin bilinen dönemlerinden yola çıkıldığında Altınekin coğrafyasının ilk sahiplerinin Hititler olduğu görülmektedir. Şehir merkezinde bulunan Kale Höyük’te yapılan kazılarda Tunç Çağı’na (MÖ 3.200- 2000) ait kalıntılara rastlanmıştır. Somut verilerden hareketle bölgede en az 4.000-5.000 yıllık bir tarihin varlığından bahsedilebilir. Aynı yerde Orta Çağ’a ait (Roma-Bizans) eserler de bulunmuştur. Bu da bizi, Altınekin’in İlk Tunç Çağı’ndan günümüze, yaşamın kesintisiz devam ettiği bir yerleşim merkezi olduğu sonucuna götürmektedir. 

Hitit Devleti’nin orta kesiminde yer alan bölge, Hititlerin MÖ XII. asırda dağılmasının ardından Friglerin eline geçmiştir. Daha sonra sırayla Kimmerler ve Lidyalılar’ın egemenliğine giren bölgede Perslerin Anadolu’nun tamamına yakınını ele geçirdikleri milattan önce VI’ıncı yüzyılın ortalarından (MÖ 546) itibaren Pers hükümranlığı başlamıştır. Altınekin, Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesi ile (MÖ 334) Makedon Krallığına ait bir coğrafya olmuştur. Bölgede MÖ II. yüzyılın sonlarına doğru ise (MÖ 129) Roma hâkimiyeti başlamıştır. 

Antik dönem tarihçilerinden Strabon’un yazılarından (MÖ 64-MS 24), bazı bölümleri Asurlular tarafından inşa edilen ancak MÖ VI.yüzyılda Persler tarafından eksikleri tamamlanıp, askerî ve ticari yol hâline getirilen (Batı Anadolu’dan Sardes’te başlayıp İran içlerine-Perspolis’e- kadar uzanan) Kral Yolu’nun Ladik’ten sora Sarayönü üzerinden Altınekin’e yöneldiği ve oradan doğuya doğru devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine tarihî bilgi ve belgelerden bu dönemde Lykaonia’dan (Konya) Galatların başkenti Ankyra’ya (Bugünün Ankara’sı) Altınekin toprakları üzerinden ulaşıldığı görülmektedir. Konya’dan kuzeye doğru Kayacık-Tömek-Eğribayat istikametinde bu yolun izlerine rastlanmaktadır. Altınekin, yüzyıllar boyunca doğudan batıya, kuzeyden güneye uzanan yolların kesiştiği bir nokta konumunda olmuştur. Romalıların Pagella adını verdikleri Altınekin, milattan sonraki ilk milenyumda (Roma-Bizans dönemi) tarım ve ticaretin canlı olduğu bir yerleşim merkezi olmuştur.10

Altınekin Türklerin Anadolu’ya girişi ve Konya’nın fethine kadar aralıksız bin yılın üzerindeki bir zaman dilimi boyunca genel anlamda (Pontus-Sasani-Arap saldırılarında kısa süreli el değiştirmeler dışında) Roma ve Bizans hâkimiyetinde kalmıştır. 

Altınekin ve civarları 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra, Büyük Selçuklu Devleti’nin komutanlarından Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından (1074-77) fethedilerek Türk toprağı hâline getirilmiştir. Avşar Türkmenleri, Turgutoğulları ve Oğul Beyli Türkmenler getirilerek bu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Başkent Konya’nın Anadolu’nun kuzeyine geçişlerde önemli bir yol güzergâhı olan Altınekin, kısa sürede Türkiye Selçuklularının gözde merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu dönemde inşa edilen Zıvarık Hanı, Gölcek Hanı, Sarnıç Hanı Selçukluların buraya verdiği önemin bir göstergesidir. Türkiye Selçuklularının 1308’de dağılması üzerine bölgedeki hâkim güç Karamanoğlu Beyliği olmuştur. Türkiye Selçuklularından sonra Karamanoğlu Beyliğine bağlı bir yerleşim merkezi olarak varlığını sürdüren Altınekin, bu dönemin çalkantılarından nasibini almıştır (Moğol istilaları).

Karamanoğulları, Konya’nın kuzey bölgelerine Turgutoğullarını yerleştirmişlerdir. Karamanoğlu Beyliği tarihinde önemli roller üstlenen Turgutoğulları’nın beyliğe bağlı olarak Altınekin’i de içine alan geniş bir coğrafyayı yönettikleri bilinmektedir. Karamanoğlu Beyliği tarihçilerinden Şikârî, Turgut Bey’in adını (Turgutoğulları Beyi) Karaman hânedanının tarih sahnesine çıktığı zamandan itibaren zikretmektedir.11 Bazı tarihçilerin Karamanoğulları ile akraba olduğunu aktardıkları Turgutoğulları, Altınekin ve köylerinde vakıflar kurarak ilçede kalıcı olmaya çaba göstermişlerdir. Altınekin ve civarlarında Turgutoğullarından izlere rastlamak mümkündür. 

Altınekin’de Osmanlı dönemi ise 1467’de başlamıştır. Fatih Sultan Mehmet’in Karamanoğullarının varlığına son verdiği bu tarihten sonra ilçe Osmanlı hâkimiyetine geçmiştir. Altınekin, Türkiye Selçuklu Devleti ve Karamanoğlu Beyliği dönemindeki önemini Osmanlı döneminde kısmen yitirmiştir. İlk iki dönemde başkent Konya’ya yakınlığı ve başkentin kuzeye açılan kapısı olması nedeni ile stratejik bir öneme haiz olan Altınekin’e, cihan devleti Osmanlı’da Anadolu topraklarının herhangi bir parçası gözü ile bakılmıştır. Buna rağmen ulaşım yolları üzerinde olması hasebiyle varlığını sürdüren Altınekin’e Yavuz Sultan Selim’ın Mısır Seferi dönüşünde ordusu ile uğradığı (Aksaray-Altınekin-Sarayönü güzergâhını kullandığı) ile ilgili bilgiler mevcuttur. İlçe, XVI. asırla birlikte göç veren bir yerleşim birimi hâline gelmiştir. Bu göçlerle günümüzde de varlıklarını sürdüren Akıncılar, Dedeler, Ölmez, Sarnıç, Akçaşar mahalleleri oluşmuştur. 
Altınekin coğrafyası, Cihanbeyli ve diğer yakın yerleşim merkezleri ile birlikte Osmanlı döneminde Esbkeşan (Atçeken) ailelere ev sahipliği yapmıştır. Coğrafyası at yetiştirmeye müsait olan bölgeye yerleştirilen (at yetiştiriciliğinde mahir) bu aileler at yetiştirerek, ordunun ve sivil halkın at ihtiyacını karşılamaktaydılar. Esbkeşanlar yetiştirdikleri atlardan bir kısmını (devletçe belirlenmiş oranlarda) orduya verir, devlete başkaca bir vergi ödemezlerdi. 

Son dönem Osmanlı iskân politikaları çerçevesinde Maraş Türkmenleri, Rişvan Türkmen Aşireti, Kırım Türkleri’nden gruplar getirilerek ilçeye yerleştirilmişlerdir. Bunlar arasında 1903 yılında Kırım’dan getirilip Zıvarık’ta (Altınekin) iskân edilen Nogay muhacirlerinin ilçenin gelişmesinde özel bir yeri bulunmaktadır. Muhacirler beraberlerinde getirdikleri tatar arabası (o zamana kadar bölgede kağnı kullanılmaktaydı) ve Kırım Makinesi dedikleri ekin biçme makineleri ile ilçenin bilinen tarım tekniklerini değiştirerek, üretime artı katkı sağlamışlardır. Ayrıca aralarında bulunan değirmenci, demirci, araba ve makine imalâtçısı sanatkârlar ile de Altınekin ve civarlarına çok yönlü bir zenginlik katmışlardır. Ayrıca, Bulgaristan’da Türklere uygulanan baskılar nedeni ile 1950 yılında bu ülkeden getirilen 150 kadar Türk, Ayışığı Mahallesine yerleştirilmiştir.

XX. yüzyılın başlarında Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle Anadolu’nun tamamında olduğu gibi bitap düşen Zıvarık, (Altınekin) Cumhuriyet ile birlikte yeniden canlanmıştır. Osmanlı’nın son yıllarında (1914) Saideli (Kadınhanı) ilçesine bağlı olarak nahiye yapılan Altınekin, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde (1929) İnevi’nin (Cihanbeyli) Kadınhanı’ndan ayrılarak ilçe hâline getirilmesi ile aynı statüde Cihanbeyli’ye bağlanmıştır.

Yeraltı suları bakımından zengin olan Zıvarık bölgesinin verimli ovalarında yetişen tarımsal ürünlere istinaden (başta tahıl) ismi 1963’te ‘Altınekin’ olarak değiştirilmiştir. Genç Türkiye Devleti’nin toprak reformları ve arazilerin daha verimli kullanılması yönündeki politikaları sayesinde gelişip büyüyen Altınekin, 1987 yılına kadar idari teşkilatlanmada Cihanbeyli İlçesi’ne bağlı nahiye iken, 4 Temmuz 1987 tarihinde 3292 sayılı kanunla ilçe yapılmıştır. Bu tarihle birlikte ilçenin büyüme ivmesi daha da artmıştır. 

Sayfa /

Kaynakça

  • [10]

    YERLİ, Latif, Altınekin’in Tarihsel Gelişimi, Dünden Bugüne Altınekin,  Olgunçelik ofset 2014, s.10-15